Dedektiflik bürosu ararken kısa bir telefon konuşması, işinizin yapılıp yapılamayacağını anlamanın en hızlı yoludur. Aşağıdaki soruları kim olursa olsun sorabilirsiniz, bize de sorabilirsiniz.
Sonuç çıkmazsa ne olur?
Bu soru en çok şeyi gösteren sorudur, çünkü gerçek cevap kulağa pek hoş gelmez: sonuç çıkmayabilir. “Mutlaka buluruz”, “bizden kaçamaz” gibi sözler, kimsenin elinde olmayan bir sonucu satar. “Çıkmazsa paranız iade” sözünü duyarsanız neyin iade edileceğini, işin hangi aşamasına kadar geçerli olduğunu sorun.
Eşimin yazışmalarına ulaşabilir misiniz?
Böyle bir şey istemeseniz bile bu soruyu sorun. Birinin telefon konuşmalarına, yazışmasına, hesabına ya da resmî bir kurumun kaydına ulaşabileceğini söyleyen kişiyle konuşmayı orada bitirin. Bu işte dedektifin bakabildiği yer sokaktan ve açık alandan görülebilen yerdir.
Bu iş kaç günde biter?
Gün sayısı konuya, elinizdeki bilgiye ve yola bağlıdır. İş anlatılmadan söylenen kesin bir gün, sonradan değişebilecek bir sözdür; önce işi dinleyip neye göre konuştuğunu açıklayan kişiye daha rahat güvenirsiniz.
Bu iş kaça olur?
Konuyu duymadan söylenen rakam, işin değil ilanın rakamıdır. Karşınızdaki kişinin ne aradığınızı, yerin neresi olduğunu ve elinizde hangi bilginin bulunduğunu sorması gerekir. Rakamı duyduktan sonra “bugün gönderirseniz bu fiyat” gibi bir aceleyle karşılaşırsanız durun; önce neye bakılacağını ve neyin raporlanacağını konuşun. Tutarın neyle oluştuğunu ücret yazısında ayrıca açtık.
Raporunuz mahkemede geçer mi?
“Kesin geçer” diyen kişinin elinde verebileceği bir şey yoktur, çünkü bir raporu nasıl değerlendireceğine mahkeme karar verir. Bu soruya verilecek cevap, raporun ne içerdiğini anlatır: hangi yer, hangi gün, nerede ne bulundu. Boşanma sürecinde raporun yeri ayrı bir konu.